Emine Saygan
Biyografi
Sanat yolculuğuma Pera Güzel Sanatlar Akademisi’nde aldığım takı tasarımı eğitimiyle başladım. Ardından Elma Sanat Atölyesi’nde yedi yıl boyunca sırüstü porselen dekorlama üzerine çalıştım. 2010 yılında Sara Aji Atölyesi’nde çamurla tanışmam, sanatsal yolculuğumda yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Serbest stil elle şekillendirme teknikleriyle kendi ifade dilimi geliştirmeye yöneldim. 2024 yılından bu yana ortağı olduğum ZOY Ceramic Studio’da çalışmalarımı sürdürüyor, farklı karma sergiler aracılığıyla işlerimi sanatseverlerle buluşturuyorum.
Benim için çamur, yalnızca şekil verdiğim bir malzeme değil; duygularımı, hayallerimi ve iç dünyamı yansıttığım özgür bir ifade alanı. Doğa, üretim sürecimin en güçlü ilham kaynağı. Onun yalın güzelliği, renkleri, dokuları ve kusursuz olmayan mükemmelliği, ellerimde yeni biçimlere dönüşüyor. Her işimde doğadan bir iz, kendimden bir parça bırakıyorum. Çamurla çalışırken önceden belirlenmiş sınırların ötesine geçmeyi, malzemenin beni yönlendirmesine izin vermeyi seviyorum. Bazen bir dokunuş, bazen beklenmedik bir biçim, yeni bir hikâyenin başlangıcı oluyor. Sırlamanın gizemli dünyası, fırın açılışlarındaki heyecan ve ortaya çıkan her işin kendine özgü karakteri, bu yolculuğun benim için en büyüleyici yanları. Tamamladığım bir işin başka birinin hayatına dokunması ise tarifsiz bir mutluluk.
Benim için seramik, doğayla kurduğum sessiz bir diyalog; çamurun ellerimde biçime, duygularımın ise görünür bir hikâyeye dönüşmesidir.
Benim için çamur, yalnızca şekil verdiğim bir malzeme değil; duygularımı, hayallerimi ve iç dünyamı yansıttığım özgür bir ifade alanı. Doğa, üretim sürecimin en güçlü ilham kaynağı. Onun yalın güzelliği, renkleri, dokuları ve kusursuz olmayan mükemmelliği, ellerimde yeni biçimlere dönüşüyor. Her işimde doğadan bir iz, kendimden bir parça bırakıyorum. Çamurla çalışırken önceden belirlenmiş sınırların ötesine geçmeyi, malzemenin beni yönlendirmesine izin vermeyi seviyorum. Bazen bir dokunuş, bazen beklenmedik bir biçim, yeni bir hikâyenin başlangıcı oluyor. Sırlamanın gizemli dünyası, fırın açılışlarındaki heyecan ve ortaya çıkan her işin kendine özgü karakteri, bu yolculuğun benim için en büyüleyici yanları. Tamamladığım bir işin başka birinin hayatına dokunması ise tarifsiz bir mutluluk.
Benim için seramik, doğayla kurduğum sessiz bir diyalog; çamurun ellerimde biçime, duygularımın ise görünür bir hikâyeye dönüşmesidir.