Deniz Kulaç
Biyografi
İstanbul’da doğan ve yaşayan bir mimar olarak, parçası olduğum toprakların binlerce yıla uzanan tarihi beni her zaman heyecanlandırdı. Proje ve tasarımlarım, antik eserlerin mitolojiden de beslenerek günümüze taşıdığı hikayelerden aldığım ilhamla şekillendi.
Tuba Önder Demircioğlu seramik atölyesine katıldığımda, çamur hayatın bir metaforu olarak beni yepyeni bir yolculuğa çıkardı. Kendi biricik tarihini taşıyan çamuru işlerken verdiği cevaba, yapım sürecinde bırakılan izleri tutma ve yansıtma özelliğine hayran oldum. Çamurla uyumlu çalışmanın yolunun sabırlı olmaktan, baktığını görmekten, özen göstermekten geçtiğini öğrendim.
Tasarımlarımı, görenlere farklı hikayeler anlatacak, bazen fantastik hayaller kurduracak formlar olarak düşünüyorum. Bir eserin oluşum sürecinde zaman zaman çamurun beni yönlendirdiği gibi, izleyicinin de incelikli detaylar tarafından cezbedilerek benim duyduğum heyecana ortak olmasını diliyorum.
Bazen geçmişten kopup gelen bir keşfe, bazense zamanda donup kalmış bir ana giderek, çamurun beni götürdüğü maceraya eşlik etmelerini veya kendi yolculuklarına çıkmalarını umuyorum.
Tuba Önder Demircioğlu seramik atölyesine katıldığımda, çamur hayatın bir metaforu olarak beni yepyeni bir yolculuğa çıkardı. Kendi biricik tarihini taşıyan çamuru işlerken verdiği cevaba, yapım sürecinde bırakılan izleri tutma ve yansıtma özelliğine hayran oldum. Çamurla uyumlu çalışmanın yolunun sabırlı olmaktan, baktığını görmekten, özen göstermekten geçtiğini öğrendim.
Tasarımlarımı, görenlere farklı hikayeler anlatacak, bazen fantastik hayaller kurduracak formlar olarak düşünüyorum. Bir eserin oluşum sürecinde zaman zaman çamurun beni yönlendirdiği gibi, izleyicinin de incelikli detaylar tarafından cezbedilerek benim duyduğum heyecana ortak olmasını diliyorum.
Bazen geçmişten kopup gelen bir keşfe, bazense zamanda donup kalmış bir ana giderek, çamurun beni götürdüğü maceraya eşlik etmelerini veya kendi yolculuklarına çıkmalarını umuyorum.